X
Reklamlar

Ekrem İmamoğlu: ''İstanbullular Yalana İnanmadıklarını 806 Bin Kere Daha Gösterdiler''

09 Şubat 2020 - 285 izlenme
Reklamlar

CHP İstanbul İl Başkanlığı 37. Olağan Kongresi'nde konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, "23 Haziran'da İstanbullular, güçlü görünenler ne yaparlarsa yapsınlar bu kadim şehirde adalet isteklerini yeniden ilan etmekle kalmadılar. Aynı zamanda seçimde; adaletsizliğe, yalana dolana geçit vermeyeceklerini bir kez daha ve dünyanın taaa öbür ucundan duyulacak şekilde gösterdiler. Bir kez daha diyorum ama aslında bir kez değil, tam 806 bin kere daha gösterdiler. 806 bin kere" dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Ekrem İmamoğlu, kongre konuşmasında 23 Haziran hatırlatması yaptı.

“ADALET İSTEYENLERİN BAŞARISIDIR”

“23 Haziran, adalet isteyenlerin bir başarısıdır” diyen İmamoğlu; “23 Haziran, bu ülkede kalıcı adalete giden yolda buluşanların başarısıdır. Eşit, adil, özgür ve demokratik bir şehirde bir arada yaşama amacında buluşmuş olan, ‘Büyük İstanbul İttifakı’nın başarısıdır. Bu ittifakın en dinamik, en kararlı, en özverili unsurunu oluşturan Cumhuriyet Halk Partisi örgütünün bir başarısıdır. 23 Haziran sizlerin başarısıdır” diye konuştu.

NORMALLEŞME DÖNEMİ

Kongreye katılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, konuşmasından satır başları şöyle:

* Biliyorsunuz, tarihin akışının hızlandığı bazı özel zamanlar vardır. Böylesi özel zamanlarda değişmez sanılan şeyler değişmeye başlar. İnsanlar başka türlü düşünmek ve başka türlü davranmak zorunda hissederler.

* 31 Mart ve 23 Haziran seçimleriyle Türkiye işte böyle bir döneme girmiş durumda. Bu; Türkiye’nin siyasal hayatında bir normalleşme dönemidir. En önemlisi de vatandaşla yöneticiler arasındaki ilişkide normalleşme dönemidir.

* Vatandaşla eşit, açık, net ve samimi bir iletişim kurmayan, herkesi eşit ve aynı ölçüde saygın kabul etmeyen yöneticilerin devri artık kesinlikle kapanıyor. İster ülkeyi yönetsin ister şehri ister bir bakanlığı, ister bir derneği veya kulübü… Her kademede yönetici için geçerli bu.

BARIŞÇIL DİLDEN TAVİZ VERMEYELİM

* Siyaseti, kimseyi dışlamadan, herkese sevgi ve saygıyla yaklaşarak yapmalıyız. Toplumsal kutuplaşmaya teslim olmadan, sükunetimizden ve barışçıl dilimizden taviz vermeden yapmalıyız.

* Milleti ayrımsız sevmek, hangi partiye oy verirse versin milletimizin her bir ferdini bir kardeş olarak görmek ve kalpten kucaklamak bizim DNA’mızda olmalı.

* Çünkü bizler, kendimizin, eşimizin, dostumuzun veya akrabalarımızın çıkarları için değil, bu milletin çıkarları ve mutluluğu için siyaset yapanlarız.

UMUDUN, KARDEŞLİĞİN SESİ OLACAĞIZ

* Bizler, son 15- 20 yılda iktidarı ellerinde tutanlarda çokça örneğini gördüğümüz gibi farklı seçmen kümelerinden oy alabilmek için günü gününe uymayan, temelsiz vaatlerle durumu idare etmeye çalışan bir siyasetin temsilcisi olamayız.

* Etik değerlere, ahlaka ve dürüstlüğe bağlı bir siyaset bizim için vazgeçilmezdir.

* Sadece akıllara değil kalplere ulaşmanın yol ve yöntemlerini her seferinde bulacağız. Korkunun değil umudun, kutuplaşmanın değil birleşmenin ve kardeşliğin sesi olacağız.

* Vatandaşlarımız sevmekten, onlara ve çocuklarına daha iyi bir hayatın tüm koşullarını yaratmaktan asla vazgeçmeyeceğiz…

* Bu ülkenin her bir vatandaşımızın huzurla yaşayacağı bir ev ve ortak bir yuva olması hayalimizden asla ama asla vazgeçmeyeceğiz…

* Bu milletin ortak geleceği için, her renkten ve her kökenden insanımızın bir arada, özgürce ve demokrasi içinde yeniden yaşayabileceği bir Türkiye rüyası için mücadele etmekten, karşımızdakiler kim olursa olsun…

* Yol, yöntem ve güçleri ne olursa olsun mücadele etmekten asla vazgeçmeyeceğiz.

Reklamlar