X
Reklamlar

2 Rolex Türk'e Hediye, Alman'a Zehir Olur. Ders Niteliğinde Rüşvet Farkı !

06 Temmuz 2020 - 195 izlenme
Reklamlar
Katar'da telefonla halledilemeyecek günü birlik çalışma ne olabilir?

Katar, Finansbank'tan BMC'ye Digitürk'ten Banvit'e A Bank'tan Boyner'e boğazdaki yalılardan Marmaris'teki otellere kadar, memleketi Katar'a peşkeş çektiler. 
Kimse merak etmedi. 80 milyonluk Türkiye Cumhuriyeti'ni 300 bin nüfuslu Katar'ın dükkanı haline getirdiler.
 Kimse merak etmedi. Memleketi yönetenler neredeyse Ankara'dan çok Katar'a gidiyor, kimse merak etmiyor, kendi memleketindeki darbeden haberi olmayan Genel Kurmay taaaa Katar'da askeri üs kuruyor.
Kimse merak etmiyor Suudi Arabistan falan Katar'la ilişkiyi kesti, herkes meraktan ölecek neler oluyor?

Anlatalım neler oluyor...

Almanya'nın gururu Bayer Münih'in yönetim kurulu başkanı efsane futbolcu Rummenigge klüpler birliği toplantısı için Katar'a gider. Dönüş'te Münih Havalimanı'na iner.
''Gümrüğe beyan edeceğiniz mal var mı?'' diye sorarlar. 
''Yok'' der.
Alman polisleri bizim havaalanı polisleri gibi sırıta sırıta hatıra fotoğrafı çektirelim mi abi demezler.
''Bavulu aç'' derler
İki tane Rolex çıkar.
50'şer bin Euro'dan iki Rolex... ŞIRRAAAK
Kaçakçılıktan gözaltına alınır.
İç İşleri Bakanı'nı arayayım, Futbol Federasyonu Başkanı'nı arayayım da beni kurtarsınlar diyemez. Demeye kalkarsa biliyor ki tutuklanır. Augsburg gümrük dairesinin başvuruyla Landshut mahkemesinde yargılanır.
Adalet Bakanı'nı arayayım da şu savcıya, hakime telefon etsin, beni kurtarsın diyemez. Demeye kalkarsa biliyor ki bakanı da tutuklarlar. 
Deliller incelenir. 140 gün hapis cezası verilir. İstersen 140 gün içeride yat, istersen paraya çevirelim derler.
'' Para cezası olarak ödeyeyim'' der
''Hay hay'' derler
''Kaç para maaş alıyorsun, günlük gelirin kaç paraya denk geliyor'' diye sorarlar
Günlük gelirini 1.785 Euro olarak beyan eder. 1.785 Euro'yu 140 ile çarparlar. 250 bin Euro cezai ödeme belirlerler.
Saatler 100 bin Euro, cezası 250 bin Euro...
(Gelirin ne kadar yüksekse, cezan da o kadar yüksek oluyor. Hırsız zenginse, fakir hırsıza nazaran daha ağır bedel ödüyor. Alman sistemi yolsuzlukta bile sosyal adaleti sağlıyor. Kaçırılan malın değeri ile ilgilenmiyor. Kaçıranın malının değerine bakıyor ona göre ceza kesiyor. Mesela; günlük geliri iki katı olsaydı aynı kaçakçılık için 500 bin Euro ödeyecekti. )

***
Neyse, 250 bini öder.
''Artık gidebilir miyim?'' diye izin ister
''Dur hele bakalım'' derler
''Sen bu saatleri kaç parayı aldın?'' diye sorarlar. 
Faturayı göstermesini isterler. E fatura yok.
''Hediye edildi'' der. 
''E iyi yapmış'' derler.
Almanya özgür bir ülke. Kimsenin kimseye ne hediye ettiği ile ilgilenmiyorlar. İstersen kaşıkçı elmasını hediye et. Kimse niye hediye ettin demiyor ama... 20 bin Euro'dan pahalı hediyeye %30 vergi ödemek zorundasın. Bir 30 bin Euro da buradan gelir efsaneye.
Onu da öder.
''Artık gidebilir miyim?'' diye izin ister.
''Dur hele bakalım.'' derler. 
Almanya'da 90 günden fazla hapis cezası alırsan sabıkalı oluyorsun. Paraya çevirdim falan nafile, sabıkanı sıfırlayamıyorsun. Milli efsanenin sicil kaydına sabıkası işlenir. Saatler kendisine teslim edilir. 
''Artık güle güle takın, iyi günlerde olsun.'' denir.
Katar'dan alınan alt tarafı iki hediye kol saati 280 bin Eoru'ya kaçakçılık sabıkasına ve ömrü boyunca taşıyacağı utanca mal olur. Dolayısıyla Katar'da neler olup bittiği kimin kime ne verdiği Almanya gibi ciddi ülkelerin sorunudur. Bizim kafa yormamıza hiç gerek yoktur. Katar olmazsa Kuveyt olur, Kuveyt olmazsa Suudi olur, nasıl olsa memleketi peşkeş çekecek başka bir Arap bulunur.

***
 
Bizde Milli Şuur(!) varken bize Arap mı yok, Tanrı aşkına!



Reklamlar